Kategori Arşivi Tıp

Acil serviste diyabetik hastaya yaklaşım

Ketoasidoz ve hiperozmolar hiperglisemi diyabetin en ağır akut metabolik komplikasyonlarındandır. Bu durumlar, hem tip 1 hem de tip 2 diabetes mellitus (DM)’da görülebilmektedir. Diyabetik ketoasidoz (DKA)’da mortalite oranı iyi ellerde %5’in altında iken hiperozmolar hiperglisemik durum (HHD)’da halen %15 gibi yüksek düzeydedir. Her iki durumda da prognoz, yaş ilerledikçe, koma ve hipotansiyon varlığında kötüleşmektedir.

Bu yazı, DKA ve HHD’de agreve eden faktörler ve Amerikan Diyabet Kurumu’nun tanı, tedavi ve önleme önerileri göz önünde bulundurularak hazırlanmıştır. Farklı kliniklerde farklı protokoller kullanıyor olabilir fakat kendi araştırmalarım sonucunda erişkinler için en iyi tedavi protokülünün bu olduğuna karar verdim. Yazının devamını okuduğunuzda siz de bana hak vereceksiniz.

Ayrıntılar »

Doktordan Kardiak Aritmi Dansı

PAC, PVC, RBBB, AF, VF, VT Defibrillasyon hiç bu kadar eğlenceli anlatılmamıştı. Görüntüdeki doktorun kim olduğu bilinmemektedir. Kendisine saygılar sunarım.

Elektron mikroskobu altında insan hücreleri

the microscopic photographs

İnsan vucüdü gerçekten inanılmaz sırları içinde barındırıyor ama kaçımız bunları görebiliyoruz. Her gün kesintisiz işleyen bu bu harika yapının hücrelerini elektron mikroskobu altında gördüğünüzde bir kez daha nutkunuz tutulacak. Üstte gördüğünüz kırmızı kan hüzreleri yani alyuvarlar (eritrositler) . Yazının devavında daha bir çok hüzreyi çok yakından görme imkanı bulacaksınız.

Ayrıntılar »

Menenjit etiyopatogenezi, tanısı ve tedavisi

Menenjit, beyni çevreleyen meningeal zarların ve spinal kordun enflamasyonudur. Bakteri, virus ve mantarlar gibi pek çok mikroorganizma menenjite yol açabilir. Çocukluk çağı bakteriyel menenjitlerinin %95’inden fazlasında üç mikroorganizma sorumludur:  S. pneumoniae, N. meningitidis ve H. influanzae tip B.

Gelişmiş ülkelerde HIB aşısının rutin kullanıma girmesiyle, bu bakterinin neden olduğu menenjit vakalarında ciddi azalma tespit edilmiştir. Seyrek olarak Grup B streptokoklar, gram-negatif enterik basiller ve Listeria monositogenez yenidoğan döneminde menenjit etiyolojisinde ön plana çıkmaktadır.

Akut bakteriyel menenjit çok sık olmamasına rağmen, halen normal konakta gelişen en ciddi enfeksiyondur. Mortalite ve morbidite oranları çok yüksektir; her 10 vakadan biri kaybedilmekte ve yedi vakadan birinde sağırlık veya çeşitli beyin zedelenmeleri şeklinde ciddi sekeller kalmaktadır.

Ateş, başağrısı, kusma ve ense sertliği menenjitin klasik bulguları olmasına rağmen kesin tanı için BOS incelenmesi şarttır. Düşük BOS glukozu ve yüksek BOS proteini ile beraber PMNL hakimiyetindeki hücre varlığı bakteriyel menenjiti işaret eder. Yenidoğan döneminde vakaların atipik bulgularla çıkabileceği akılda tutulmalıdır.
Ayrıntılar »

Akut Akciğer Ödemi Tanı ve Tedavisi

Sol ventriküler yetmezliğine bağlı akut pulmoner ödem sık karşılaşılan ve hayatı tehdit eden bir sorundur. Müdahale şüphelenildiği an yapılmalıdır. Semptom ve bulguları büyük miktarda sıvının intravasküler alandan interstisyum ve alveollere hareketi sonucunda ortaya çıkar.

Hem kardiak hemde non kardiak sebeplerle ortaya çıkar. Sol kalpteki ciddi yapısal veya fonksiyonel bozukluk sonucu akciğer kapiller basıncının ani yükselmesiyle akciğerde (intertisyum ve alveoller) hızla sıvı toplanması sonucu ortaya çıkan klinik durumdur. Patofizyolojisinde hidrostatik basınçta artış, onkotik basınçta azalma, akciğer kapiller geçirgenliğinde artma, lenfatik akımın azalması bulunur.

Ayrıntılar »

Akut Astım Krizi (Atağı) ve Tedavisi

Astım, havayollarında reversibl obstrüksiyon ve uyaranlara karı aşırı duyarlılıkla karakterize bir hastalıktır. Eskiden bronş düz kas gelimesi sonucu oluan epizodik öksürük, nefes darlığı ve wheezing olarak tanımlanırken, günümüzde astım kronik inflamatuvar bir akciğer hastalığı olarak kabul edilmektedir.

Yeterli tedavi alamayan veya herhangi bir tetikleyici etkene maruz kalan astımlı bir hastada, öksürük, nefes darlığı, göğüste sıkışma hissi, hırıltı ve wheezing gibi semptomların ortaya çıkması ya da bu semptomların artması ve bu bulgulara solunum fonksiyon bozukluklarının eşlik etmesine ASTIM ATAĞI denir. Ataklar astımın mortalite ve morbiditesini belirleyen en önemli faktördür. Astım ataklarına bağlı ölümlerin çoğu hastane dışında ve kronik ağır astımlı hastalarda gerçekleşmektedir.

Ayrıntılar »

Acil Serviste Hipertansif Hastaya Yaklaşım

Acil servisde yine hasta potansiyelinin büyük kısmını oluşturan (Türkiye’de kronik hastalıklarda 4. sırada yer alıyor) ve genel olarak da acilin mudavimleri kabul edilen grubudur hipertansif hastalar. Zaten Türkiye’de bir çok hipertansiyon hastası olduğu biliniyor. Ama malesef hastaların kendileri bu konudan habersizler veya bildikleri halde ne diyetlerine ne de yazılan ilaçlara uyum göstermiyorlar. Halbuki çok basit bir şekilde herkesin bildiği bir tansiyon aleti ile tanı kolayca kanulabiliyor. Böylece basit bir hastalık olarak görülen ama tedavi edilmediği takdirde büyük sorunlara öncelikle ve belirti vermeden kalp ve böbrek üzerinde büyük hastalıklara yol açabliyor.

Tedaviye ve diyete uyumsuzluk bizim karşımıza acilde HT (Hipertansiyon) olguları ile gelmekte. Acil hipertansiyon tedavisinde asıl amaç kan basınıc değerini değil hastayı tedavi etmektir. Klinik çok önemlidir ve allta yatan nedene yönelik tedavi yaklaşımı belirlenmelidir. Hastanın birlikte aldığı ilaçlar, ek hastalıkları, gebelik durumu, yaş ve psikolojik durumu bu konular dahilindedir.
Ayrıntılar »

Anal Fistüller ve Abseler

ANAL FİSTÜLLER VE ABSELER

Anüs ve rektum  bölgesinin en sık görülen ve en problemli hastalıklarından birisi de ANOREKTAL  ABSELER VE FİSTÜLLER olup sebep ve başlangıç şekli muhtelif olmakla birlikte abse ve  fistüllerde ortak noktası ; tedavisi ve kontrolu genellikle zor , zaman zaman akut hecmelerle seyreden akıntılı , kronik seyirli ve kişiyi  biyolojik , anatomik , fizyolojik ve  psikolojik olarak yoran , komplikasyonlu bir bakteriyel enfeksiyondur.

Halk arasında fistüller , kelime benzerliği sebebiyle anal fissürlerle karıştırılır . Fissür , anüsteki çatlak veya yırtıklara denir . Fistül ise anüsten birkaç santimetre uzakta , abse sonucu oluşan akıntılı deliklerdir .

Anorektal abseler genellikle gürültülü başlar ve cerrahi drenajdan hemen   sonra belirgin bir rahatlama olur ; ancak akıntı azalsa bile tamamen kesilmez ; drenaj yerinde sürekli  veya ikide bir   akıntı yapan delik şekline , yani fistüle dönüşür . Demek ki  abse ve fistül ; ayni hastalığın iki yüzüdür . Abse , anüs veya rektum civarındaki bir anatomik boşlukta cerahat toplanmasıdır . Fistül de ; bu  absenin cilde veya başka bir komşu anatomik bölgeye açılarak sürekli akması ve absenin kronikleşmesidir.

Ayrıntılar »

Tam İdrar Tahlili (Tit) Nasıl Yorumlanır?

Tam idrar tahlili hemen her laboratuvarda kolayca uygulanabilen, basit, ucuz ve son derece yararlı bilgi veren bir testtir. Test çubukları (dipstick) şeklinde veya mikroskopik ve kimyasal yöntemlerle uygulanır. Çok kısa sürede test sonuçları elde edilir. Tam idrar tahlili böbrek hastalığının varlığı ve aktivitesi hakkında çok önemli bilgiler verir. Bunun yanında üriner infeksiyonun tanısında kullanılan önemli bir yardımcı testtir.

Tek başına değil klinik ile birlikte değerlendirilmeli hasatanı şikayetleri ve klinik bulgular varlığıyla beraber korele olarak yorumlanmalıdır. Bir çok hastalığın ayırıcı tanısı bu şekilde yapılabilmektedir.

Üriner infeksiyonlar:

İdrar yolu infeksiyonları (İYİ) veya üriner sistem infeksiyonları (ÜSİ) en sık görülen bakteriyel infeksiyonlardandır. Tüm yaş gruplarını etkiler. Akut infeksiyonlar genel olarak iki anatomik alt gruba bölünür:
Ayrıntılar »

Ortopedik Aciller

Ortopedik vakalar Acil servis‘de gelen hastaların büyük bir kısmını oluşturmasa da gerek aciliyet gerekse hasta ve yakınlarının daha stressli olduğu durumlardır. Basit incinme, burkulmaların yanısıra hafif, orta ya da ciddi fraktür (kırık) vakaları anlık ve ileriye dönük kişinin yaşam kalitesini bozar. Hangi durumlarda acil mudahale gereklidir?

Hangi vakalarda atel ya da ameliyat endikasyonu vardır? Tatep‘in hazırladığı powerpoint ppt formatındaki sunumunda bunların hepsinin cevabını resimleri tanı ve tedavi yaklaşımları ile detaylı bir biçimde bulabiliriz.

Sunum içerinde bulabileceğiniz genel başlıklar

  • Acil ortopedik yaralanmalar
  • Sık görülen ortopedik yaralanmalar
  • Açık kırık ya da eklem yaralanması
  • Kompartman sendromu
  • Vasküler yaralanma
  • Çıkıklar
  • Burkulmalar
  • Tedavi prensipleri
  • Atel Endikasyonları
  • Atel teknikleri

Ortopedik Hastaya Yaklaşım (6 Mb)