Ketoasidoz ve hiperozmolar hiperglisemi diyabetin en ağır akut metabolik komplikasyonlarındandır. Bu durumlar, hem tip 1 hem de tip 2 diabetes mellitus (DM)’da görülebilmektedir. Diyabetik ketoasidoz (DKA)’da mortalite oranı iyi ellerde %5’in altında iken hiperozmolar hiperglisemik durum (HHD)’da halen %15 gibi yüksek düzeydedir. Her iki durumda da prognoz, yaş ilerledikçe, koma ve hipotansiyon varlığında kötüleşmektedir.
Bu yazı, DKA ve HHD’de agreve eden faktörler ve Amerikan Diyabet Kurumu’nun tanı, tedavi ve önleme önerileri göz önünde bulundurularak hazırlanmıştır. Farklı kliniklerde farklı protokoller kullanıyor olabilir fakat kendi araştırmalarım sonucunda erişkinler için en iyi tedavi protokülünün bu olduğuna karar verdim. Yazının devamını okuduğunuzda siz de bana hak vereceksiniz.
Menenjit, beyni çevreleyen meningeal zarların ve spinal kordun enflamasyonudur. Bakteri, virus ve mantarlar gibi pek çok mikroorganizma menenjite yol açabilir. Çocukluk çağı bakteriyel menenjitlerinin %95’inden fazlasında üç mikroorganizma sorumludur: S. pneumoniae, N. meningitidis ve H. influanzae tip B.

Acil servisde yine hasta potansiyelinin büyük kısmını oluşturan (Türkiye’de kronik hastalıklarda 4. sırada yer alıyor) ve genel olarak da acilin mudavimleri kabul edilen grubudur hipertansif hastalar. Zaten Türkiye’de bir çok hipertansiyon hastası olduğu biliniyor. Ama malesef hastaların kendileri bu konudan habersizler veya bildikleri halde ne diyetlerine ne de yazılan ilaçlara uyum göstermiyorlar. Halbuki çok basit bir şekilde herkesin bildiği bir tansiyon aleti ile tanı kolayca kanulabiliyor. Böylece basit bir hastalık olarak görülen ama tedavi edilmediği takdirde büyük sorunlara öncelikle ve belirti vermeden kalp ve böbrek üzerinde büyük hastalıklara yol açabliyor.
“Non-travmatik nedenlerle ortaya çıkmış, bir haftadan daha kısa süredir var olan, belirti ve bulguların karın bölgesinde yoğunlaştığı karın ağrısıdır”
Huzursuz bacak (Restless Leg) sendromu, otururduğunuzda ve\veya yatarken bacaklarda oluşan olağandışı bir rahatsızlık hissi ile kendini belli eden genellikle hastalar tarafından tam olarak ifade edilemeyen ancak uyluk, bacak ve ayaklarda, hatta bazı insanlarda kollarda ürperme, kaşınma, ağrıma, ezilme, yanma, karıncalanma olarak ifade edilebilen, bazı hastalar ise kas krampı veya uyuşma ile karıştırabilen bir hastalıktır. İlk etapta çabuk atlanan veya çok önemsenmeyen bir hastalıktır. Bacaklardaki huzursuzluk hissi dinlenme zamanlarında ortaya çıkar. Hem kadınları hem de erkekleri etkiler, herhangi bir yaşta başlayabilir ve yaşla birlikte şiddeti artar.
KARBONMONOKSİD ZEHİRLENMESİ VE TEDAVİSİ