Depresyondayım !

Siteyi açtığımda genel anlamda bir kişisel blog olduğundan hem beğendiğim şeyleri hem de hayatımda ki bazı olayları yazıp rahatlamaktı amacım. Ama gel gör ki ilk başta şahsi olarak yani kendim için açtığım blog sayfası Google amca sayesinde günde yaklaşık şu an itibari ile 350-400 unique hit almaya başlayınca malum öyle herşeyi yazamadım.

Ama bu sıralar biraz depresif ruh hali içerisindeyim. Ne olduğunu tam bilmiyorum. Bazen çabuk sinirleniyorum bazen durgunum. Gün içerisinde zaten çok farklı şeyler yapmasam da monoton olsa da hayatım zevk aldığım şeyler de biraz anlamsız artık. Üstüne üstlük bir de pazar günü yani seçim sabahı Acil’de nöbetçiyim. Seçim havası her zaman gergin olur. Buralarda biraz daha fazla. Yerel seçim sonuçta. Kişiler ön planda olunca ve kraldan çok kralcı olunca her olay biraz daha gereksiz yere büyür. Şimdi işin yoksa uğraş artık darp-cebir raporları, kurşunlama bıçaklanmalarla. Tabi gönlüm olmamasından yana ama geçmişe ve benden öncekilerin deneyiminlerine bakınca ihtimal düşük haliyle.  Hayırlısı diyelim. Elden gelen birşey zaten yok. Nöbetten 1 saat önce de erken kalkacağım ki oy kullanabileyim. Bir de saatler ileri alıncak 1 saat de ordan etti 2 saat uykumdan gitti. Demek birşeyler olunca üst üste geliyor. Bir de Muhsin yazıcı oğlu olayı var tabi. Ona hiç girmiyorum. Allah gani gani rahmet eylesin.

Bir de tabi şu kronik TUS olayı var. 12 Nisan Pazar. Kendimi geçtim etraftan beklenti de yüksek ama ben de tık yok. Ümitler bir sonrakine artık. Ama bir de sınav öncesinde ve sonrasında “Nasıl geçti”, “Kaç gelir” gibi sorular var ya. Şimdiden düşündüğümde bile mideme kramplar giriyor. Ee oğlum çalışsaydın değil mi? O da ayrı mevzu tabi. Şimdi bilen bilmeyen de akıl verecek ya. Neyse!

Onca zaman’ın alışkanlıklarıda var tabi .Biraz sosyal hayat köreldi. Hatta sıfıra geldi. Elimden tutan yok tabi ama işte malum. Bildik isimler var etrafımda Allah’tan. Memleketimdeyim. Ama yine de çok şey eksik. Olanlar da bir bir gidiyor. Kimi askerde. Kimi başka çevrelerde. Kimi tayinle başka şehirde. Kimisi de evlendi burda ama görüşme ihtimali zayıf. Arada hoş bir arkdaş sohbeti biraz da televizyon. En sevdiğim ise İstanbul’da. Zor şey ayrı kalmak. Ama hiçbir şeyi eksiltmedi…

Bu yazıyı okuyanlar şunlara da göz attı:

YORUM YAZ

Mail adresiniz asla yayınlanmayacak ya da paylaşılmayacaktır. Yıldızlı alanları doldurmak zorunludur *